Wellbeing Odaklı İyileştiren Mekânlar - Wellbeing Derneği ile Gerçekleştirdiğimiz Online Söyleşiden Notlar

İç Mimari

Wellbeing Odaklı İyileştiren Mekânlar - Wellbeing Derneği ile Gerçekleştirdiğimiz Online Söyleşiden Notlar

Wellbeing Odaklı İyileştiren Mekânlar - Wellbeing Derneği ile Gerçekleştirdiğimiz Online Söyleşiden Notlar

Wellbeing Odaklı İyileştiren Mekânlar

Wellbeing Derneği ile Gerçekleştirdiğimiz Online Söyleşiden Notlar

"İyi hissetmek yalnızca bedenimizle değil, içinde yaşadığımız çevreyle de yakından ilişkilidir."

Wellbeing kavramı son yıllarda giderek daha fazla hayatımızın merkezinde yer alıyor. Sağlıklı beslenmek, hareket etmek, kaliteli uyku uyumak ve stresimizi yönetmek, iyi oluşun önemli parçaları olarak görülüyor. Ancak çoğu zaman gözden kaçan bir unsur daha var: Mekânlar.

Günün büyük bölümünü geçirdiğimiz evler, ofisler, eğitim alanları ve sosyal mekânlar yalnızca günlük yaşamımızın geçtiği yerler değildir. Aynı zamanda zihnimizi, duygularımızı ve davranışlarımızı etkileyen çevrelerdir. Tasarımın bu görünmeyen etkisi, bugün nöromimari ve insan odaklı tasarım gibi disiplinlerin üzerinde durduğu en önemli konulardan biri hâline gelmiştir.

Bu bakış açısıyla, Wellbeing Derneği'nin davetiyle düzenlenen online söyleşide "Wellbeing Odaklı İyileştiren Mekânlar" başlığı altında bir araya geldik. Farklı disiplinlerden katılımcılarla birlikte, mekânların iyi oluş üzerindeki etkisini bilimsel araştırmalar ve tasarım perspektifi üzerinden değerlendirme fırsatı bulduk.

 

İyi Oluş, Yaşadığımız Çevreden Ayrı Düşünülemez

Konuşmamızın çıkış noktası oldukça basit ama önemli bir soruydu:

Yaşadığımız mekânlar, iyi hissetmemizi destekliyor mu?

İnsan çevresiyle sürekli etkileşim içinde yaşayan bir canlıdır. Gün boyunca maruz kaldığımız ışık, ses, renk, malzeme, hava kalitesi ve mekânsal düzen; yalnızca fiziksel konforumuzu değil, bilişsel performansımızı, stres düzeyimizi ve duygusal deneyimimizi de etkileyebilir.

Bu nedenle wellbeing yaklaşımını yalnızca bireysel alışkanlıklar üzerinden değerlendirmek yerine, yaşadığımız çevreyi de bu bütünün önemli bir parçası olarak ele almak gerekir.

 

Nöromimari ve İnsan Odaklı Tasarım Neden Önemli?

Söyleşide üzerinde durduğumuz başlıklardan biri de nöromimariydi. Nöromimari, nörobilim ile mimarlık arasında köprü kurarak, tasarım kararlarının insan üzerindeki etkilerini araştıran disiplinlerarası bir yaklaşımdır.

Konuşmamız boyunca doğal ışığın, biyofilik tasarımın, mekânsal organizasyonun ve duyusal deneyimin insan davranışları üzerindeki etkilerini ele aldık. Aynı zamanda insan odaklı tasarım anlayışının neden geleceğin tasarım yaklaşımı olduğunu ve kullanıcı deneyiminin yalnızca estetik değil, psikolojik ve fizyolojik boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğini konuştuk.

Bugün iyi bir tasarımın başarısı yalnızca güzel görünmesiyle değil; insanların o mekânda nasıl hissettiğiyle de ölçülüyor.

 

Söyleşiden Öne Çıkan Konular

Online buluşmamız boyunca birlikte şu sorular üzerine düşündük:

  • Bir mekân güven hissini nasıl destekler?
  • Doğal ışık ve doğayla kurulan bağ neden önemlidir?
  • Çalışma ve yaşam alanları zihinsel performansı etkileyebilir mi?
  • İyi oluşu destekleyen bir iç mekân nasıl tasarlanır?
  • İnsan odaklı tasarım neden geleceğin tasarım anlayışıdır?

Katılımcılardan gelen sorular ve farklı bakış açıları da söyleşeyi zenginleştiren en değerli bölümlerden biri oldu. Tasarım, psikoloji ve wellbeing alanlarına ilgi duyan birçok kişinin ortak noktada buluşması, bu konunun giderek daha fazla önem kazandığını bir kez daha gösterdi.

 

Derun Studio Olarak Yaklaşımımız

Derun Studio olarak tasarımın yalnızca estetik bir üretim olmadığını düşünüyoruz.

Bizim için her proje, şu temel soruyla başlıyor:

"İnsan bu mekânda nasıl hissedecek?"

Bu nedenle çalışmalarımızda insan odaklı tasarım, nöromimari, biyofilik tasarım ve çevresel psikoloji gibi alanlardan yararlanarak, kullanıcıların fiziksel, zihinsel ve duygusal iyi oluşunu destekleyen mekânlar tasarlamayı hedefliyoruz.

İnanıyoruz ki iyi tasarım, insanların yaşam kalitesine katkı sağlayan, güven hissi oluşturan ve günlük yaşam deneyimini iyileştiren mekânlar oluşturabilmelidir.

 

Birlikte Düşünmeye Devam

Wellbeing Derneği ile gerçekleştirdiğimiz bu online söyleşi, tasarımın insan yaşamındaki rolünü farklı bir perspektiften değerlendirmek için değerli bir buluşmaydı. Başta Wellbeing Derneği olmak üzere, söyleşeye katılarak soruları ve katkılarıyla bu paylaşımı zenginleştiren herkese teşekkür ederiz.

Mekânların yalnızca içinde bulunduğumuz yapılar değil, iyi oluşumuzu şekillendiren aktif birer çevre olduğuna inanıyoruz. Bu konuda düşünmeye, üretmeye ve bilgi paylaşmaya devam edeceğiz.

 

Konuşmanın Tamamını İzleyebilirsiniz

Wellbeing Derneği'nin davetiyle gerçekleştirdiğimiz "Wellbeing Odaklı İyileştiren Mekânlar" başlıklı online söyleşinin tamamını YouTube üzerinden izleyebilirsiniz:

🎥 https://www.youtube.com/watch?v=CyI-5u5qwBM